ADANA – Akdeniz’de Turuncu Bahar
Güneşi eksilmeyen parkları, göl kenarında günbatımları, eski tarihî sokakları ve modern bulvarlarıyla Adana’nın baharın en renkli şehri olduğuna şüphe yok. Giderek daha çok ses getiren Portakal Çiçeği Karnavalı’yla etrafına turuncu-beyaz renklerin neşesini yayan şehrin altını üstüne getirmenin tam zamanı.
Bereketli Çukurova’nın gözbebeği Adana için methiyeler düzmek öyle kolay değil. Söylenecek en sahici sözleri, en güzel tasvirleri Yaşar Kemal’in satırlarında hatırlamak dururken üstelik. Usta yazarların hayalini kurdurduğu şehirleri gerçeklikte aramak gibi bir naiflikten bahsetmiyorum elbette. Ama yaz kış eksik olmayan sıcak güneşinden, cıvıl cıvıl insanından mı bilmem, Adana’da hamuru bozulmamış bir hayat olduğunu görmek herkes için mümkün. Şehirde bütün mevsimler sanki kendine özgü başka bir bahar. Bir de turunç ağaçlarının canlanıp çiçeklerini açtığı mart ve nisan aylarına denk gelirseniz değmeyin keyfinize. Şehrin birbirinden farklı o kadar çok yüzü var ki, ben kendinizi önce eski merkezine, Tarihî Kazancılar Çarşısı’na doğru atın derim. Asıl Adana’yı bu kebap kokulu, dumanlı sokaklarda tüm canlılığıyla keşfedeceksiniz. Öğle saatlerinde Tepebağ Mahallesi’nden başlayarak Büyük Saat Kulesi’ne doğru yürürken, eski evlerin balkonlarına yükselen dumanların arasında, önünde kuyruklar uzayan sokak arası kebap tezgâhlarını görürsünüz. Gaziantep’te baklava yemek neyse Adana’da kebap yemek de o. Yani “ben bugüne kadar kebap yememişim” demek adetten. Nerede yemek lazım, diye kafa yormayın bile çünkü kötüsü yok. Kime sorsanız sevdiği birkaç farklı kebapçı var. Restoran mı istersiniz, salaş bir dükkân mı, ayak üstü kocaman bir dürüm mü… Siz ona karar verin yeter. En az kebap kadar rağbet gören Adana tatlıcı tezgâhlarının önünden geçmek bile yürek ister, uyarmadı demeyin. Şerbetinden taze taze çıkarılan taş kadayıfların, karakuş tatlısının görüntüsü tablodan farksız. İrmik hamurundan yapılan, içi fıstık ve kaymakla dolu taş kadayıf gerçek bir başyapıt.
↑ Back to top
Latest
- Latest
- Food and Travel
- 2016 Sayıları
- Ağustos Sayısı 2014
- Ağustos Sayısı 2015
- Ağustos Sayısı 2016
- Aralık Sayısı 2013
- Aralık Sayısı 2014
- Aralık Sayısı 2015
- Ekim Sayısı 2013
- Ekim Sayısı 2014
- Ekim Sayısı 2015
- Eylül Sayısı 2014
- Eylül Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2014
- Haziran Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2016
- Kasım Sayısı 2013
- Kasım Sayısı 2014
- Kasım Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2014
- Mart Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2016
- Mayıs Sayısı 2014
- Mayıs Sayısı 2015
- Mayıs Sayısı 2016
- Nisan Sayısı 2014
- Nisan Sayısı 2015
- Nisan Sayısı 2016
- Ocak Sayısı 2014
- Ocak Sayısı 2015
- Ocak Sayısı 2016
- Seyahat
- Şubat Sayısı 2014
- Şubat Sayısı 2015
- Şubat Sayısı 2016
- Temmuz Sayısı 2014
- Temmuz Sayısı 2015
- Temmuz Sayısı 2016
- Gurme Seyahat
- Haberler
- Yemek
The Ritz-Carlton, Istanbul, Travel + Leisure’ın yarım milyondan fazla okurunun gerçekleştirdiği bağımsız oylamada İstanbul’un en iyi şehir oteli seçilirken, Avrupa’nın en iyi şehir otelleri arasında 6. sırada, Dünyanın En İyi 100 Oteli listesinde ise 95. sırada yer aldı.
Nobu İstanbul: Boğaz’da Beş Yıllık Bir Hikâye
Pek Food, Summer Fancy Food Show’da Vegan Lahmacununu Dünya ile Buluşturdu
Bir Masa, Beş İmza: WAM by Karma’da Bir Gault&Millau Gecesi
PEK FOOD MİLFÖY HAMURU İLE YAZ SOFRALARINDA KAT KAT LEZZET
K-Beauty’nin En Çok Konuşulan Markaları Rossmann’da
SAHNEDE KARSU, MUTFAKTA FALSER: THE NORM LE CHIC AÇILDI
Filo D’olio’dan Avrupa’da İki Güçlü Sonuç
Izaka Terrace’tan Chef’s Table Gecesi: Lezzet ve Dayanışma Aynı Sofrada
Bodrum’da Aynı Sofrada Buluşan Dört Şef
Melodi Çikolata ve Peanuts’dan Tatlı Bir İş Birliği
Dünyayı Denizden Keşfetmenin Başka Bir Yolu
35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması’nın Kazanan Genç Şefleri Belli Oldu
Şehirden Çıkmadan Şehirden Uzaklaşmak
Emirates, yeni nesil premium lounge konseptini dünya genelinde hayata geçiriyor Yeni nesil lounge konsepti İstanbul’a geliyor








