0

Ayvalık’ta Sofranın Hafızası Konuşuldu

Ayvalık GastroFest, bu yıl “Türkiye’nin Geleneksel Mezecileri Ayvalık’ta Buluşuyor” temasıyla üç gün boyunca gastronomi dünyasını Kuzey Ege’de bir araya getirdi. Festival boyunca meze kültürü, yerel üretim, zeytinyağı ve Ege mutfağının paylaşım geleneği; panellerden workshop’lara uzanan programlarla ele alındı.
Ayvalık, son yıllarda gastronomi odaklı buluşmalar için Türkiye’nin en dikkat çeken destinasyonlarından biri haline geldi. Cunda’daki meyhaneler, bölgenin zeytinyağı kültürü, küçük üreticiler ve Kuzey Ege mutfağının sade yapısı, şehrin gastronomi kimliğini daha görünür hale getiriyor. Ayvalık GastroFest de bu yapının doğal bir parçası olarak, üç gün boyunca gastronomi dünyasını bölgede buluşturdu.
“Türkiye’nin Geleneksel Mezecileri Ayvalık’ta Buluşuyor” temasıyla düzenlenen festivalde; şefler, üreticiler, akademisyenler, yazarlar ve gastronomi profesyonelleri Ayvalık’taydı. Program boyunca yalnızca tadım etkinlikleri değil; meze kültürü, yerel üretim, meyhane geleneği, gastronomi turizmi ve Anadolu mutfağının hafızası üzerine yapılan konuşmalar da öne çıktı.
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin festival kapsamında yaptığı konuşmada, Ayvalık mutfağının yalnızca restoranlardan değil; üreticilerden, kooperatiflerden ve yerel kültürden beslendiğini vurguladı. Festival alanındaki üretici stantları da bu yaklaşımın önemli parçalarından biriydi. Bölgenin zeytinyağları, peynirleri, otları ve yerel ürünleri ziyaretçilerle buluştu. Festival boyunca gerçekleştirilen panel ve söyleşilerde Hazer Amani, Aylin Öney Tan, Maria Ekmekçioğlu, Aylin Yazıcıoğlu, Levent Özçelik, Nedim Atilla ve gastronomi dünyasının farklı alanlarından birçok isim yer aldı.
Oturumlarda meze kültürünün dönüşümü, yerel mutfakların korunması, çağdaş Türk mutfağı ve gastronomi turizmi gibi konular konuşuldu. Festivalin içerik direktörlüğünü üstlenen Gökmen Sözen tarafından hazırlanan panel ve workshop programlarında, gastronominin kültürel tarafı öne çıktı. Workshop alanında Ege otları, zeytinyağlılar, deniz ürünleri ve modern meze yorumları üzerine uygulamalı anlatımlar gerçekleştirildi. Festivalin genelinde de gösterişli bir festival dili yerine, daha sakin ve içerik odaklı bir yaklaşım hissediliyordu.
Festivalin dikkat çeken bölümlerinden biri akşam yemekleriydi. İlk akşam, Cunda’nın bilinen adreslerinden Bay Nihat’ta düzenlenen yemekte, ikinci kuşak temsilci Volkan Bekit ve Şef Savaş İrlan tarafından hazırlanan menü servis edildi. Ege mutfağının karakteristik lezzetlerinin öne çıktığı akşam, festival katılımcılarını uzun bir sofrada bir araya getirdi.
Festivalin ikinci akşamında ise D-Resort Ayvalık’ta gala yemeği düzenlendi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden ilham alan tabakların yer aldığı menüde meze kültürü merkezdeydi. Farklı şef ve restoranların katkısıyla hazırlanan akşam, festivalin gastronomi tarafını daha geniş bir perspektiften değerlendirme fırsatı sundu.
Ayvalık GastroFest boyunca en çok hissedilen şey ise gastronominin yalnızca tabaktan ibaret olmadığıydı. Üretim kültürü, yerel hafıza ve sofranın etrafında oluşan paylaşım duygusu, festivalin genel atmosferine de yansıdı. Üç gün süren festivalin ardından Ayvalık, gastronomi odağındaki güçlü konumunu bir kez daha hatırlatmış oldu.
↑ Back to top