0

Filo D’olio’dan Avrupa’da İki Güçlü Sonuç

Pizza dünyasının en yakından takip edilen uluslararası değerlendirmelerinden 50 Top Pizza Europa‘nın 2026 sonuçlarında Filo D’olio, üst üste ikinci kez Türkiye’nin en iyi pizza restoranı seçildi. Restoran, aynı değerlendirmede Avrupa’nın en iyi makarna menüsü ödülünü de alarak mutfak anlayışının uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösterdi.

Bazı restoranlar aldıkları ödüllerle konuşulur, bazıları ise masaya gelen ilk tabaktan itibaren neden o listelerde yer aldığını anlatır. Filo D’olio ikinci gruba giriyor.
Sarıyer’deki restoran, açıldığı günden bu yana İtalyan mutfağını birebir tekrar etmek yerine, bulunduğu coğrafyanın ürünlerini mutfağın doğal bir parçası hâline getiren bir anlayış benimsiyor. Menüde klasik İtalyan tarifleri kadar Türkiye’den seçilen malzemeler de yer buluyor. Kayseri pastırması, mevsimsel deniz ürünleri ve yerel üreticilerden gelen ürünler, İtalyan mutfağının temel teknikleriyle bir araya geliyor. Bu yaklaşım, dikkat çekmek için oluşturulmuş bir farklılıktan çok, restoranın karakterini belirleyen doğal bir tercih olarak öne çıkıyor.
Bu mutfak anlayışı, Avrupa’da pizza alanında en yakından takip edilen değerlendirmelerden biri olan 50 Top Pizza Europa tarafından bu yıl yeniden karşılık buldu. İtalya dışındaki restoranların değerlendirildiği listede Filo D’olio, üst üste ikinci kez “Top Pizzeria in Türkiye” unvanını aldı. Restoran ayrıca “Best Pasta Proposal 2026 – Pastificio Di Martino Award” ile Avrupa’nın dikkat çeken makarna menülerinden birine sahip restoranları arasında gösterildi.
Pizza dünyasında 50 Top Pizza, uzun yıllardır önemli referanslardan biri kabul ediliyor. Bağımsız müfettişlerin ziyaretleriyle hazırlanan değerlendirme, yalnızca pizzayı değil; ürün kalitesini, mutfağın bütünlüğünü ve restoranın genel yaklaşımını da dikkate alıyor. Bu nedenle aynı listede üst üste yer almak, tek seferlik bir başarıdan çok sürekliliğin göstergesi olarak görülüyor.
Filo D’olio’nda bu bütünlük yalnızca pizzalarda değil, makarna menüsünde de hissediliyor. Bu yıl verilen “Best Pasta Proposal” ödülü de bunu doğruluyor. Taze hazırlanan makarnalar, sade soslar ve ürünün ön plana çıktığı tabaklar, gösterişli sunumlardan çok lezzete odaklanan bir mutfak anlayışını yansıtıyor.
Şef Danilo Zanna’nın Türkiye’deki gastronomi yolculuğunu takip edenler için bu sonuç şaşırtıcı sayılmaz. Uzun yıllardır burada yaşayan Zanna, İtalyan mutfağını olduğu gibi taşımak yerine Türkiye’de tanıdığı ürünlerle kendi mutfak kültürü arasında doğal bir bağ kurmayı tercih ediyor. Filo D’olio’nun bugün sahip olduğu kimlik de büyük ölçüde bu yaklaşım üzerine şekilleniyor.
İstanbul’da iyi pizza için seçenek hiç az değil. Buna rağmen Filo D’olio’nun Avrupa’nın en yakından takip edilen pizza platformlarından birinde üst üste ikinci kez Türkiye’nin en iyi pizza restoranı seçilmesi ve aynı yıl makarna menüsüyle de özel ödüle değer görülmesi, mutfağın istikrarlı çizgisini ortaya koyuyor. İyi ürüne gösterilen özen, İtalyan trattoria kültürünü gösterişten uzak bir anlayışla yorumlaması ve yıllar içinde oluşturduğu kendi mutfak dili, restoranı farklı kılan başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Sonuçta iyi restoranları uzun yıllar ayakta tutan şey de çoğu zaman tam olarak bu oluyor.

↑ Back to top