Bir Masa, Beş İmza: WAM by Karma’da Bir Gault&Millau Gecesi








Gault&Millau Türkiye Signature Dining Experience serisinin yeni durağı WAM by Karma Bodrum oldu. Gökmen Sözen’in kurduğu bu buluşmada Mohamad Orfali, Maksut Aşkar, Ozan Kumbasar, Aret Sahakyan ve Doruk Çermik aynı mutfakta bir araya geldi.Güneş inerken masaya oturduğunuzda bir menünün ne kadarının tabaktan önce başladığını fark ediyorsunuz. Kurulan masa, gecenin temposu, mutfaktaki uyum, yanınızdaki sohbet bunların hepsi bir akşamı hatırlanır kılan şeyler. WAM by Karma Bodrum’daki gece, tam da bunun için akılda kaldı.
Mekânın denize açılan bölümüne kurulan üç uzun masa, herkesi aynı sofranın parçası yapıyordu; sohbet dayatılmadan, kendiliğinden ilerledi. Güçlü bir manzara bazen tabağın önüne geçer. Burada öyle olmadı deniz, servis ve mutfak birbirine karışmadan, aynı anda vardı.
Gault&Millau’nun Sofra Dili
Gault&Millau Türkiye’nin Signature Dining Experience serisi gastronomiyi puanlarla değil, farklı mutfak kültürlerinin aynı masada buluşmasıyla anlatmayı seçiyor. Gökmen Sözen’in kurguladığı bu seride mesele ödüllü isimleri yan yana getirmek değil; birbirinden uzak duran karakterlerin bir arada ne üretebileceğini görmek. Urla’dan Bodrum’a uzanan önceki duraklardan sonra bu kez adres WAM by Karma’ydı.
WAM by Karma’da Bir Bodrum Ritmi
Mahmut Gökkaya ve Enver Ahmet Emiroğlu’nun kurduğu dünya, iyi yemek yenen bir sahil adresinden fazlası. Deniz, gastronomi, müzik ve sosyal yaşam burada aynı akışta ilerliyor.
İki günlük program da bu ritme uydu: kimi zaman Volvo araçlarıyla karadan, kimi zaman denizden yapılan transferler, The Casa Cala Bodrum’un Cennet Koyu ’na açılan odaları, gün batımında WAM by Karma’da kurulan uzun masa. Cennet Koyu’nun sabah sessizliği ile akşamın canlı temposu aynı günün iki farklı yüzüydü. Gecenin asıl merkezi, elbette, mutfaktı.
Beş Şef, Tek Menü
“A Table of Signatures” adını taşıyan menüde beş farklı mutfak karakteri vardı: Orfali, Aşkar, Kumbasar, Sahakyan, Çermik. Dokuz tabak art arda geldi ama aralarında sohbete yetecek boşluk vardı gece bir maraton değil, bir akıştı.
Orfali’nin Roots Salad’ı hafif başladı, kök sebzelerin toprak tadıyla ferah bir asidite arasında salındı. Sonra gelen Summer “Türlü” masada en çok sorulan tabak oldu; alışık olduğumuz sıcak, yavaş pişmiş türlü burada yoktu, sebzeler diriydi, sos hafifti bildiğimiz yemeğin yaz hali gibiydi. Kumbasar’ın Hamachi & Watermelon Dashi’sinde balığın yumuşaklığı, karpuzun sululuğu ve dashinin tuzlu derinliği tek kaşıkta toplanıyordu; Vino Locale’den tanıdığımız o mevsim titizliği burada da vardı. Çermik’in Date Carpaccio’su hurmanın ağırlığını incecik dilimlere yayarak beklenmedik bir ara verdi. Sahakyan’ın Red Mullet Zucchini Blossom Dolma’sında barbunun deniz kokusu kabak çiçeğinin nazikliğiyle örtüştü.
İmzaların birbirine benzemeye çalışmaması, gecenin en dikkat çekici tarafıydı. Orfali’nin Orta Doğu dokunuşları, Aşkar’ın Anadolu’ya bakışı, Kumbasar’ın Uzak Doğu referansları aynı menüde çatışmadan yan yana durdu.
WAM by Karma Mutfağından Bir İz
Ana yemekte iki yorum aynı anda geldi. Çermik’in Yaprak Kebap’ı sunumu ve dengesiyle öne çıktı ve sadece o geceye özel değildi; WAM by Karma’nın kendi menüsünde de yer alan bu tabak, mekânın çizgisini özetliyordu. Orfali’nin Sour Cherry Kebabı ise vişnenin ekşiliğiyle etin ağırlığını dengeledi, farklı bir mutfak hafızasını sofraya taşıdı.
Tatlıda yine Çermik imzası vardı: Chocolate Mousse ve Bougatsa. Bougatsa’nın gevrek yufkası ile içindeki hafif kreması arasındaki kontrast, akşamdan kalan en net tatlardan biriydi. Kayra şarap eşleşmeleri ise hiç öne çıkmadan, tam gerektiği yerde geceye eşlik etti.
Akılda Kalan
Geriye dokuz tabaklık bir menüden fazlası kaldı: Cennet Koyu’nda başlayan sabah, karadan ve denizden geçişler, gün batımında kurulan uzun masa, mutfakta bir arada çalışan şefler, gece boyu süren sohbetler.
Farklı mutfak dillerinin tek bir masada birbirini bozmadan konuşabilmesi WAM by Karma’daki geceden geriye kalan asıl şey buydu.
Latest
- Latest
- Food and Travel
- 2016 Sayıları
- Ağustos Sayısı 2014
- Ağustos Sayısı 2015
- Ağustos Sayısı 2016
- Aralık Sayısı 2013
- Aralık Sayısı 2014
- Aralık Sayısı 2015
- Ekim Sayısı 2013
- Ekim Sayısı 2014
- Ekim Sayısı 2015
- Eylül Sayısı 2014
- Eylül Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2014
- Haziran Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2016
- Kasım Sayısı 2013
- Kasım Sayısı 2014
- Kasım Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2014
- Mart Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2016
- Mayıs Sayısı 2014
- Mayıs Sayısı 2015
- Mayıs Sayısı 2016
- Nisan Sayısı 2014
- Nisan Sayısı 2015
- Nisan Sayısı 2016
- Ocak Sayısı 2014
- Ocak Sayısı 2015
- Ocak Sayısı 2016
- Seyahat
- Şubat Sayısı 2014
- Şubat Sayısı 2015
- Şubat Sayısı 2016
- Temmuz Sayısı 2014
- Temmuz Sayısı 2015
- Temmuz Sayısı 2016
- Gurme Seyahat
- Haberler
- Yemek
CLUB MARVY’DE EŞSİZ BULUŞMA: GAULT&MILLAU TÜRKİYE ÖZEL LEZZET DENEYİMİ VE FIRAT ENGİN’DEN YENİ SERGİ
TV+ ile Açık Hava Sinema Geceleri BaşlıyorLive From The Field
70 Yıllık Kahve Tutkusuyla Versuni, Türkiye’nin Kahve Deneyimini Geleceğe Taşıyor
Bodrum Cennet Koyu’nda Zamansız Bir Kaçış Noktası: The Casa Cala Otel Kapılarını Açtı
Club Med’in Güney Afrika’daki İlk Tesisi Club Med South Africa Beach & Safari Kapılarını Açtı
GLORIA SPORTS ARENA, TRIPADVISOR TRAVELLERS’ CHOICE AWARDS 2026 İLE DÜNYANIN EN İYİ SPOR TESİSLERİ ARASINDA
Espressolab’den Minor Figures iş birliğine özel lansman
The Ritz-Carlton, Istanbul, Travel + Leisure’ın yarım milyondan fazla okurunun gerçekleştirdiği bağımsız oylamada İstanbul’un en iyi şehir oteli seçilirken, Avrupa’nın en iyi şehir otelleri arasında 6. sırada, Dünyanın En İyi 100 Oteli listesinde ise 95. sırada yer aldı.
Nobu İstanbul: Boğaz’da Beş Yıllık Bir Hikâye
Pek Food, Summer Fancy Food Show’da Vegan Lahmacununu Dünya ile Buluşturdu
Bir Masa, Beş İmza: WAM by Karma’da Bir Gault&Millau Gecesi
PEK FOOD MİLFÖY HAMURU İLE YAZ SOFRALARINDA KAT KAT LEZZET
K-Beauty’nin En Çok Konuşulan Markaları Rossmann’da
SAHNEDE KARSU, MUTFAKTA FALSER: THE NORM LE CHIC AÇILDI
Filo D’olio’dan Avrupa’da İki Güçlü Sonuç