0

İstanbul’dan Çıkıp Akdeniz’e Karışmak

*Kruvaziyer seyahatleri yeniden konuşulur oldu. Bunun nedeni yalnızca daha büyük gemiler ya da yeni limanlar değil. Bir sabah Korfu’da kahve içip, birkaç gün sonra Bari’de bir trattoriaya oturabilmek, ardından Atina’ya ve Efes’e uzanmak hâlâ insanı heyecanlandıran bir fikir. İstanbul çıkışlı Akdeniz rotaları da bu ilginin tam merkezinde.*

Galataport’ta akşam vakti yaklaşırken ilginç bir telaş başlıyor. Kimi bavulunu teslim ediyor, kimi güverteye çıkıp son kez Boğaz’a bakıyor. Birkaç saat sonra İstanbul geride kalıyor ve kıyıdaki ışıklar ufukta küçülmeye başlıyor.

Kruvaziyerin en sevdiğim yanı da bu zaten. Yolculuk, limana vardığınızda değil, gemiye adım attığınız an başlıyor.

Son yıllarda kruvaziyer seyahatleri yeniden eski popülerliğine kavuştu. Akdeniz ise hâlâ en gözde bölge. Bunun nedenini anlamak için uzun raporlara bakmaya gerek yok; rotaya göz atmak yetiyor.

İstanbul’dan ayrıldıktan sonra ilk durak Korfu. Yunan adaları içinde ayrı bir yeri var. Eski şehirde dolaşırken Venedik’in izini sürmek mümkün; dar sokaklar aniden küçük meydanlara açılıyor, kemerli geçitler gölge serpiyor. Sabah erkenden limandan çıkıp o sokaklara dalmak, Korfu’nun neden bu kadar sevildiğini anlamak için yeterli.

Birkaç gün sonra rota İtalya kıyılarına uzanıyor. Bari’ye yanaştığınızda ilk izlenim sakinlik. Ama eski kente girdiniz mi şehrin ritmi değişiyor. Daracık sokaklarda kapı önlerinde oturup sohbet eden insanlar, yukarıdan sarkan çamaşırlar, açık pencerelerden gelen yemek kokuları… Güney İtalya’nın o bildik sıcaklığı işte burada, hâlâ sapasağlam duruyor.

Trieste ise çoğu gezgin için sürprizdir. Venedik’in gölgesinde kalsa da Adriyatik’in bu ucunda İtalyan ve Orta Avrupa kültürü iç içe geçmiş. Büyük meydanları, sahil boyunca uzanan yürüyüş yolları ve tarih kokan kafeleriyle, birkaç saatlik molayı hak eden nadir şehirlerden.

Yunanistan’a dönerken gemi Katakolon’a yanaşıyor. Burası antik Olimpiya’ya açılan kapı. Ardından Pire geliyor. Limandan Atina’ya doğru yola çıktığınızda, Akropolis’in hâlâ aynı yerde, binlerce yıldır şehre tepeden baktığını görmek insanı ister istemez susturuyor.

Rotanın son durağı Kuşadası. Limandan Efes’e uzanan o kısa yolculuk, sizi Akdeniz’in en etkileyici antik kentlerinden birine çıkarıyor. Mermer caddelerde yürürken yalnızca bir arkeolojik alan değil, binlerce yıllık bir yaşamın izlerini görüyorsunuz.

Belki de kruvaziyer seyahatlerinin yeniden bu kadar ilgi görmesinin asıl nedeni tam olarak bu: Bir yolculukta farklı kültürlere, mutfaklara, şehirlere dokunabiliyorsunuz. Bir gün Yunanistan’da denize karşı kahve içerken, ertesi gün İtalya’da bir trattoriada oturuyor, birkaç gün sonra Efes’in taşlarında yürüyorsunuz.

Gemiler de artık sadece bir ulaşım aracı değil. Restoranları, açık alanları, tiyatroları ve denizde geçen uzun günleriyle yolculuğun kendisi de deneyimin bir parçası. Ama bütün bunların ötesinde, kruvaziyerin en güçlü yanı değişmedi.

Her sabah başka bir kıyıya uyanmak.

MSC Cruises’ın İstanbul çıkışlı MSC Fantasia seferleri de bu deneyimi Akdeniz’in en sevilen limanlarında yaşatıyor. 9 gece 10 günlük programlar 999 Euro’dan başlarken, Kuşadası kalkışlı MSC Divina’nın 7 gecelik rotalarında fiyatlar 659 Euro’dan başlıyor.

Kuşadası’ndan sonra rota yeniden İstanbul’a dönüyor. On gün önce ayrıldığınız şehir aynı yerde duruyor; ama araya Korfu’nun dar sokakları, Bari’deki küçük meydanlar, Adriyatik’in mavisi, Atina’nın ışığı ve Efes’in mermerleri karışmış oluyor.

Kutu

*ROTA | MSC FANTASIA*

9 Gece / 10 Gün

İstanbul → Korfu → Bari → Trieste/Venedik → Katakolon (Olimpiya) → Pire (Atina) → Kuşadası (Efes) → İstanbul

2026 İSTANBUL KALKIŞ TARİHLERİ

Mayıs: 7, 16, 25

Haziran: 3, 12, 21, 30

Temmuz: 9, 18, 27

Ağustos: 5, 14, 23

Eylül: 1, 10, 19, 28

Ekim: 7, 16

↑ Back to top