Nobu İstanbul: Boğaz’da Beş Yıllık Bir Hikâye
Masaya oturduğunuzda ilk fark ettiğiniz ışık oluyor Boğaz’ın akşamüstü rengi camdan içeri sızıyor, tabaklardan önce o ışık bir beklenti kuruyor. Nobu Istanbul’da beşinci yıl için hazırlanan Five Senses Omakase, tam bu beklentiyle başlıyor.
Nobu’nun yolculuğu tek bir fikir üzerine kurulu: iyi malzemeye dokunurken karakterini bozmamak. Şef Nobu Matsuhisa’nın Japon mutfağından gelen disiplini ile Peru yıllarında tanıştığı tatlar, markanın imzasını oluşturuyor. Bu çizgi beş yıldır İstanbul’da da sürüyor. Tadımladığımız menüyü Nobu’nun Afrika ve Orta Doğu Bölgesi Kurumsal Şefi Damien Duviau hazırlamıştı yedi aşamalı, sakin bir akıştı.
Omakase kültüründe sıralamayı mutfak belirler, siz bu akışa kendinizi bırakırsınız. İyi bir omakase de zaten tek bir tabakla değil, o teslimiyet hissiyle hatırlanır.
Tanıdık İmzalar
King Crab Harumaki ile başladık. Kral yengeç, Maui onion salsa, endive ve havyar çatalı ilk kez batırdığınızda dış yüzeyin çıtırtısı, ardından yengecin kendiliğinden gelen tatlılığı sizi karşılıyor.
Sonra Nobu Signature Sashimi bölümü geldi. Yellowtail Jalapeño’da malzeme sayısı azdı ama her biri yerli yerindeydi; jalapeñonun keskinliği balığın yağlılığını kesiyor, fazlaya kaçmadan. Sea Bass Dry Miso, Salmon New Style ve Tuna Karashi Su Miso peş peşe geldi hiçbirinde balığın dokusuna müdahale edilmemiş, sos hep bir adım geride durmuştu.
Sadelik ve Ürün Dengesi
Şef seçimi sushi bölümünde O Toro Jalapeño Salsa, Sea Bream Wasabi Salsa, Ebi Kinome, Mackerel Ginger ve Ika Yuzu Kosho art arda masaya kondu. Pirincin sıcaklığı, kesimin inceliği, üstündeki minik aromatik dokunuş hiçbiri kendini öne çıkarmaya çalışmıyordu.
Tomato Matsuhisa’da bu sadelik en çıplak haliyle karşımıza çıktı. Heirloom domates, Matsuhisa sos ve katsuobushi üç unsur, tek ısırıkta birbirine karışan bir tatlılık-tuzluluk dengesi kurdu.
Klasikler ve Finalin Yükü
Pepper Crusted Chilean Sea Bass gelene kadar masadaki sohbet biraz yavaşlamıştı. Şili levreği, teriyaki balsamik ve karabiber dokusuyla servis edildi. Çatalın altında balık yumuşacık dağılıyor, sos ise tabağı bastırmadan tamamlıyordu.
Sous Vide Shortribs ile menü ilk kez ağırlığını değiştirdi. Enginar, padron biberi ve anticucho miso eşliğinde gelen etin karakteri, o ana kadarki sakin akışın içinde beklenmedik bir hareket yarattı Nobu’nun Peru tarafı burada çok daha net konuşuyordu.
Finalde Ichijiku Yuzu Tart ve Peach Mochi vardı. İncir, ceviz, yuzu, lychee sake sorbe ve miso crumble bir arada farklı tatları taşırken, Peach Mochi çok daha sade bir notayla kapattı.
Beş Yıl Sonra Aynı Masada
Nobu’nun İstanbul’daki beş yılına bakınca hikâye yalnızca bir restoranın başarısından ibaret değil. Dünyanın farklı şehirlerinde aynı mutfak dilini sürdüren bir markanın İstanbul ile kurduğu ilişki de bunun bir parçası. Boğaz’ın değişen ışığı, şehrin uzun sofralara alışık yapısı, Nobu’ya kendi atmosferini katıyor.
Yemek bittiğinde masadan kalkarken aklımda kalan tek bir tabak olmadı. Camdan hâlâ görünen Boğaz, yedi aşama boyunca hiç bozulmayan o denge hissi ile birlikte anımsanıyordu beş yılın izi, sofrada değil, o akşamdan çıkarken taşıdığınız hislerdeydi.
Latest
- Latest
- Food and Travel
- 2016 Sayıları
- Ağustos Sayısı 2014
- Ağustos Sayısı 2015
- Ağustos Sayısı 2016
- Aralık Sayısı 2013
- Aralık Sayısı 2014
- Aralık Sayısı 2015
- Ekim Sayısı 2013
- Ekim Sayısı 2014
- Ekim Sayısı 2015
- Eylül Sayısı 2014
- Eylül Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2014
- Haziran Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2016
- Kasım Sayısı 2013
- Kasım Sayısı 2014
- Kasım Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2014
- Mart Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2016
- Mayıs Sayısı 2014
- Mayıs Sayısı 2015
- Mayıs Sayısı 2016
- Nisan Sayısı 2014
- Nisan Sayısı 2015
- Nisan Sayısı 2016
- Ocak Sayısı 2014
- Ocak Sayısı 2015
- Ocak Sayısı 2016
- Seyahat
- Şubat Sayısı 2014
- Şubat Sayısı 2015
- Şubat Sayısı 2016
- Temmuz Sayısı 2014
- Temmuz Sayısı 2015
- Temmuz Sayısı 2016
- Gurme Seyahat
- Haberler
- Yemek
ZEYTİN AĞACI’NIN PEŞİNDE: BİR DİZİ, AYVALIK VE CUNDA’YI NASIL ROTA YAPTI?
KAYA CLUB REWARDS’TA YENİ DÖNEM: KONAKLADIKÇA KAZAN, İSTEDİĞİN YERDE HARCA
ROBUCHON MONACO’DA İKİ GECE: OSMAN SEZENER VE OD URLA’NIN EGE’Sİ
FAZIL SAY’IN CAZ TURNESİNDE SIRA İSTANBUL’DA: HARBİYE’DE İKİ GECE ÜST ÜSTE
PİRGE’DEN GASTRONOMİ ÖĞRENCİLERİNİN MUTFAK EĞİTİMİNE ÖZEL SET
BİRİKSİR WELLNESS, KİŞİYE ÖZEL SAĞLIK DANIŞMANLIĞI SUNUYOR
THE MAESTRO HOTEL: İSTANBUL’UN KALBİNDE, BOĞAZ’A KARŞI TASARLANMIŞ BİR KONAKLAMA DENEYİMİ
KÖY MEYDANINDA FELSEFE, TROYA MÜZESİNDE GÖBEKLİTEPE BULUŞMALARI NADAS’A BIRAKILAN SÖZLER YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
ARBY’S®, İKONİK CURLY FRIES İLE FARKLI BİR LEZZET DÜNYASININ KAPILARINI AÇIYOR
ANADOLU MUTFAĞININ KÖKLÜ GASTRONOMİ MİRASI İSTANBUL’DA YAŞATILIYOR
PEK FOOD MİLFÖY HAMURU İLE YAZ SOFRALARINDA KAT KAT LEZZET
Atölye Lezzetlerine Yaz Mevsimine Taze Dokunuşlar
CLUB MED’DEN 2026–2027 SONBAHAR VE KIŞ TATİLİ ÖNERİLERİ
Trabzon’un Sofrasını Dünyaya Açmak
İDO, Midilli’ye Üçüncü Uluslararası Hattını Akçay’dan Açtı






