0

ANTALYA’NIN SOFRASI YİNE KALABALIKTI

FoodFest Antalya, beşinci yılında yalnızca şefleri değil; üreticileri, yerel ürünleri ve Antalya’nın gastronomi potansiyelini aynı masada buluşturdu. Festival boyunca kentin mutfak hafızası, Akdeniz’in ürünleri ve Antalya’nın değişen gastronomi dili öne çıktı.
Antalya’da gastronomi artık yalnızca iyi restoranlar üzerinden konuşulmuyor. Son birkaç yıldır şehir, sahip olduğu ürün çeşitliliğini, yerel mutfak kültürünü ve üretim gücünü daha görünür hale getirmeye çalışıyor. FoodFest Antalya da bu dönüşümün en görünür parçalarından biri haline geldi.

V. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali, bu yıl “Her Sofra Başka Bir Hikâye” temasıyla 8-10 Mayıs tarihleri arasında Karaalioğlu Parkı’nda gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen festival boyunca şefler, üreticiler, akademisyenler, gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileri Antalya’da buluştu.
Festivalin açılışından önce Aksu’daki Erüst Çiftliği’nde gerçekleştirilen ot hasadı ise programın en samimi anlarından biriydi. Sabah saatlerinde başlayan buluşmada Antalya’ya özgü yabani otlar, bölgenin ürün çeşitliliği ve Akdeniz mutfağının temel karakteri konuşuldu. Toplanan otların birkaç saat sonra şeflerin tabaklarında yeniden yorumlanması, festivalin mutfak tarafını daha gerçek hissettiren detaylardan biriydi.

Festival alanında kurulan tadım noktaları, üretici stantları ve workshop alanları gün boyunca yoğun ilgi gördü. Antalya’nın coğrafi işaretli ürünleri, kadın kooperatiflerinin üretimleri ve yerel markalar festivalin en canlı bölümleri arasındaydı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin paylaştığı bilgilere göre kentte bugün 19 coğrafi işaretli ürün bulunuyor, 200’ün üzerinde ürün ise tescil sürecinde ilerliyor. Festival boyunca bu ürünlerin yalnızca sergilenmesi değil, mutfak içinde nasıl değerlendirildiğinin gösterilmesi de dikkat çekiciydi.
Festivalin akşam buluşmalarının adreslerinden biri yine Antalya gastronomisinin simge restoranlarından 7 Mehmet oldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen şefler, akademisyenler ve basın mensupları burada Antalya mutfağının klasikleşmiş tatları etrafında bir araya geldi. Özellikle yerel ürünlerin sade ama karakterli yorumları, festivalin genel yaklaşımıyla uyumlu bir çizgi oluşturuyordu.
Festival boyunca alanda bulunan isimlerden biri de Sözen Group Başkanı Gökmen Sözen oldu. Türkiye’de gastronomi etkinliklerinin gelişim sürecinde uzun yıllardır aktif rol alan Sözen, festival boyunca panelleri, tadım alanlarını ve şef buluşmalarını yakından takip etti. Antalya’nın yalnızca deniz-kum-güneş ekseninde değil; restoranları, yerel ürünleri ve gastronomi rotalarıyla da daha güçlü bir destinasyona dönüşebileceğini vurgulayan yaklaşımı festivalin genel atmosferinde de hissediliyordu. Özellikle genç şefler ve yerel üreticilerle kurduğu iletişim, festivalin yalnızca sahneden ibaret olmayan tarafını görünür kılan detaylardan biriydi.
Program boyunca sürdürülebilir gastronomi, yerel üretim, Akdeniz mutfağı ve gastronomi turizmi üzerine birçok panel ve workshop gerçekleşti. Şef Refika Birgül’ün Antalya otları üzerine yaptığı sunum ise ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerden biri oldu.
FoodFest Antalya’nın bu yıl bıraktığı en net iz ise şuydu: Antalya artık gastronomiyi yalnızca turizmin yan başlıklarından biri olarak değil, şehrin karakterini anlatan güçlü bir alan olarak konumlandırmaya çalışıyor. Festival boyunca kurulan her sofrada da biraz bunu görmek mümkündü.
↑ Back to top