Obezitenin görünmeyen yüzünü anlatan kısa filmler yolda
Türkiye Obezite Araştırma Derneği’nin, Lilly Türkiye’nin koşulsuz desteği ve Fujifilm’in katkılarıyla hayata geçirdiği “Taşıdığımız Hikâyeler: Obezitenin Görünmeyen Yüzü” Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışması, genç sinemacıları obeziteye dair yerleşik kalıpları yeniden düşünmeye davet ediyor. Proje, sinemanın anlatı gücüyle empatiyi artırmayı ve daha kapsayıcı bir dilin oluşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Obezite bugün dünya genelinde giderek daha fazla konuşulan bir sağlık başlığı. Uzmanların öngörülerine göre 2035 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının fazla kilo veya obezite ile yaşayacağı tahmin ediliyor. Bu tablo, konunun yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu da hatırlatıyor.
Ancak sinema ve popüler kültürde obezite çoğu zaman sınırlı ve tek boyutlu karakterlerle temsil ediliyor. Araştırmalar, özellikle çocuk filmlerinde kilolu karakterlerin sıklıkla olumsuz özelliklerle ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu tür anlatılar, obeziteyle yaşayan bireylerin toplumdaki algısını da etkileyebiliyor.
Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD), bu algıyı farklı bir bakış açısıyla ele almak amacıyla “Taşıdığımız Hikâyeler: Obezitenin Görünmeyen Yüzü” Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışmasını düzenliyor. Lilly Türkiye’nin koşulsuz desteği ve Fujifilm’in katkılarıyla hayata geçirilen yarışma, genç sinemacıları obeziteye dair yerleşik klişeleri sorgulayan hikâyeler anlatmaya davet ediyor.
4 Mart Dünya Obezite Günü’nde başvuruları açılan yarışma, Türkiye genelindeki iletişim, güzel sanatlar ve tasarım fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin katılımına açık. Ulusal çapta yaklaşık 145 fakülteden öğrencinin projeye ilgi göstermesi bekleniyor.
Yarışmanın amacı yalnızca kısa filmler üretmek değil; aynı zamanda obeziteyle yaşayan bireylerin deneyimlerini daha görünür kılmak ve toplumda daha empatik bir yaklaşımın gelişmesine katkı sağlamak. Organizasyon, geleceğin iletişimcilerinin ve sinemacılarının daha kapsayıcı bir anlatı dili geliştirmesini teşvik etmeyi hedefliyor.
Yarışmanın jüri başkanlığını yönetmen Pelin Esmer üstleniyor. Jüride ayrıca Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, Prof. Dr. Deniz Sezgin Emüler ve Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı yer alıyor.
Dereceye giren filmler Fujifilm tarafından verilecek ödüllerle desteklenecek. Birinci film 100 bin TL, ikinci film 75 bin TL, üçüncü film ise 50 bin TL değerinde ekipman çeki kazanacak.
Kazanan projeler, 12–15 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek Avrupa Obezite Kongresi kapsamında açıklanacak. Yarışmanın ödül töreni kongrenin ikinci günü olan 13 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.
Sinemada temsiller üzerine
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Deniz Sezgin Emüler’e göre sinema, toplumsal algıların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor. Akademik çalışmalar, beyaz perdede farklı beden tiplerinin çoğu zaman sınırlı kalıplar içinde temsil edildiğini gösteriyor.
Bu tür anlatılar, obezitenin yalnızca bireysel bir mesele olarak görülmesine yol açabiliyor. Oysa uzmanlar, konunun çok boyutlu bir sağlık meselesi olduğuna dikkat çekiyor.
Medyanın dili neden önemli?
Prof. Dr. S. Ruken Öztürk’e göre sinema yalnızca bir eğlence aracı değil; aynı zamanda güçlü bir anlatı dili. Bir karakterin nasıl kadrajlandığı, müzik kullanımı ya da hikâyenin hangi bakış açısından anlatıldığı izleyicinin algısını doğrudan etkileyebiliyor.
Bu nedenle yarışma, genç sinemacıların obeziteyle yaşayan bireylerin hikâyelerini nasıl anlatacaklarını görmek açısından dikkat çekici bir platform oluşturuyor.
Önyargının etkisi
Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı, obezitenin çoğu zaman “kişisel tercih” olarak algılanmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu vurguluyor.
Uzmanlara göre bu tür önyargılar, obeziteyle yaşayan bireylerin sağlık hizmetlerine başvurmasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle medyada kullanılan dilin daha kapsayıcı olması büyük önem taşıyor.
Latest
- Latest
- Food and Travel
- 2016 Sayıları
- Ağustos Sayısı 2014
- Ağustos Sayısı 2015
- Ağustos Sayısı 2016
- Aralık Sayısı 2013
- Aralık Sayısı 2014
- Aralık Sayısı 2015
- Ekim Sayısı 2013
- Ekim Sayısı 2014
- Ekim Sayısı 2015
- Eylül Sayısı 2014
- Eylül Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2014
- Haziran Sayısı 2015
- Haziran Sayısı 2016
- Kasım Sayısı 2013
- Kasım Sayısı 2014
- Kasım Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2014
- Mart Sayısı 2015
- Mart Sayısı 2016
- Mayıs Sayısı 2014
- Mayıs Sayısı 2015
- Mayıs Sayısı 2016
- Nisan Sayısı 2014
- Nisan Sayısı 2015
- Nisan Sayısı 2016
- Ocak Sayısı 2014
- Ocak Sayısı 2015
- Ocak Sayısı 2016
- Seyahat
- Şubat Sayısı 2014
- Şubat Sayısı 2015
- Şubat Sayısı 2016
- Temmuz Sayısı 2014
- Temmuz Sayısı 2015
- Temmuz Sayısı 2016
- Gurme Seyahat
- Haberler
- Yemek
RAMAZAN SOFRALARINDA PAYLAŞMANIN TADI
Yeni Jeep Compass e-Hybrid Türkiye’de!
KNITSS, 10. Yılında Yeni Logosuyla Trikoda Öncü Bir Dönem Başlatıyor: Feels Like a Second Skin
MARSİLYA VE CALANQUES
GÜNEŞİN BATTIĞI SON YER GÖKÇEADA
MİLANO
KARAKAS’TA ÜÇ FARKLI DENEYİM
LYON
PAPHOS
FRİG VADİSİ
BUDAPEŞTE
BARBEKÜ ÖZEL
BALTIK ESİNTİLERİYLE BÜYÜLEYEN: ÇOK SESLİ KARS SENFONİSİ
Obezitenin görünmeyen yüzünü anlatan kısa filmler yolda
İGA İstanbul Havalimanı ve Airbus Eğitim Ortağı Oldu