İstanbul'un Prens Adaları doğası, mimarisi, yemekleri ve yakın tarihimizin hüzünlü izleriyle her devrin güzeli.
Adalar'a gitme fikri bile şehrin yorgunluğunu kafanızdan atmanıza yeter. İskeleye usulca yanaşan ada vapuruna adımınızı attığınız an, tatil havasına girersiniz. İşte ben de Adalar'ın gurme duraklarını tespit etmek üzere atladığım ada vapurunun güvertesinde, şiddetli poyrazla dağılan saçlarımı boş vermiş oturuyorum. Bir elimde çay bardağı, diğerinde adaların yüzlerce hikâyeyle yoğrulmuş tarihine dair birkaç yazı. Ama adanın ağır akan ritmine kaptırmışım bir kere: Büyükada'da Reşat Nuri'nin yarattığı kahramanlardan ya da Burgazada'da Sait Faik'in bahsettiği balıkçılardan biriyim şimdi.
Yazının devamı Food And Travel'ın Haziran 2010 sayısında...