Gönül Paksoy, iki ilginç malzemeyi mercek altına alıyor. Bizi çin lahanası ve bıldırcını mutfaklarımıza almamız konusunda cesaretlendiriyor.
Bu ay iki ilginç ve mutfaklarımızda kendine nadiren yer bulan malzemeyi tanıtmak istiyorum. İlki pazarlarda yeni yeni tutunmaya çalışan bir Uzakdoğu sebzesi: çin lahanası. Özgün adı pak choi olan, bizde 'çin lahanası' olarak adlandırılan sebze, adından anlaşılacağı üzere bir lahana çeşidi. Kokusu bu topraklarda yetişen lahanaya benziyor. Sebzenin yarısı beyaza yakın açık yeşil, diğer yarısı ise koyu yeşil renkte. Beyazımsı kısım daha kalın ve kırılgan yapıda. Vitamin ve mineral açısından çok zengin. Bu sebzeyle yapılan dolma, turşu, salata çok lezzetli oluyor. İstanbul'da zaman zaman bazı manavlarda görebilirsiniz ancak yeni olana, alışılmamışa ilgi yine de az. Oysa üretenleri de çok memnun eden, yüksek verimli bir ürün çin lahanası. Ayrıca atıksız sebzelerden biri olmasıyla da özel. Yemek için tasarımlar-II kitabımdan çin lahanasıyla yapılmış bir yemek tarifi veriyorum: çin lahanası dolması. Cesaretli olun ve bu güzel sebzeyi denemekten korkmayın.
Bu ay sizlerle paylaşacağım ikinci yemekse aynı kitaptan bir bıldırcın yemeği: baharatlı bıldırcın butları, kırmızı pancar sapları ile. Bu yemek hem çok lezzetli hem de değişik. Kuşlar bana gökyüzünün süsü, özgürlüğün sembolü gibi gelir. Uçarken onları izlemek ne müthiş bir duygudur. İşte bu özgür kuşlardan biri olan bıldırcın, Phasionidae familyasından kekliğe benzeyen küçük bir göçmen kuş. Yumurtaları da en az eti kadar lezzetli. Bu sarı-yeşil renkli, üzerindeki kahverengi beneklerle her biri birbirinden farklı, sanki özel olarak boyanmış gibi görünen yumurtaların tavuk yumurtasından daha besleyici olduğunu herhalde pek azımız bilir.
Mitolojik bir hikâyesi de vardır bıldırcının: Titanlardan Kheos ile Phebe'nin Asteria adında bir kızları vardır. Zeus bu kıza aşık olur. Onunla birlikte olmak ister. Ancak Asteria'nın gönlü yoktur. Peşine düşen Zeus'un elinden bir bıldırcına dönüşüp kurtulur. O gün bu gündür, bıldırcın özgürlüğün sembolü gibi görülür.
Gelin Asteria'nın anısına size önerdiğim bıldırcın yemeğini pişirin. Butları kullanınca diğer kısımlarından vazgeçmeyin sakın. Ya bıldırcın dolması yapın ya da etleri kemiklerinden ayırıp bıldırcınlı pilavda kullanın.
İkisi de birbirinden lezzetli, özgürlüğü ve orijinaliteyi çağrıştıran bu iki yemeği deneyin ve sevdiklerinizle paylaşın. Her zaman altını çizdiğim gibi paylaşmak çok önemli. Hatta önemli olan ne kullandığınız malzeme, ne yemeğin yöreselliği ne de ilginçliği... Önemli olan yaptığınız yemeği sunup paylaşabilmek. Unutmayın, güzel yemekler ancak paylaşılırsa unutulmaz tatlar olarak kalır anılarımızda.