| | | | | | | | |
Akdeniz'in Yerlisi
Yazı: Evren Mutlu
Ilıman iklimlerde yetişen keçiboynuzunu yeniden keşfetmenin ve asırlardır insanlığın hizmetindeki bu meyveyle şifa bulmanın tam vakti.
Akdeniz'in yerlisi keçiboynuzu, Mısırlılardan günümüze kalan hiyeroglifl erde görebileceğimiz birkaç meyveden biri. Musevilerin Tu Bişvat bayramının geleneksel yiyeceği keçiboynuzuna, Hıristiyanlar Aziz John'un ya da Yakup Peygamber'in ekmeği adını veriyor. 1930'lardaki İspanya İç Savaşı'nda ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline uğrayan Yunan Adaları'nda, halkı açlıktan ölmekten kurtaran tek şey, orada yetişen keçiboynuzuydu.

Doğada ağırlığı değişmeyen çok az tohumdan biri keçiboynuzu tohumu. Dört tanesi bir dirhem eden tohumları, yüzyıllar boyunca Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından elmas gibi değerli taşları tartmak için kullanıldı. Keçiboynuzu, Lokman Hekim'in değer verdiği bitkilerden biri aynı zamanda. Hikâye Anadolu'nun farklı köşelerinde, başka bitkiler için de anlatılsa da doğruluk payı olma ihtimali yadsınamaz: Yolu Akdeniz tarafl arına düşen Lokman Hekim, keçiboynuzu ağaçlarını görünce şöyle der: "Buranın halkının bana ihtiyacı yok çünkü burada keçiboynuzu var..." Anadolu'da 'harnup' ya da 'boynuz' olarak bilinen meyve tarih boyunca ne kadar önemsenmişse de artık, geçmişteki kadar yer almıyor hayatımızda. İstanbul'un kimi eski sokaklarında boyu 10 metreyi bulan keçiboynuzu ağaçları, kendini tanıyan tanımayan herkese tüm cömertliğiyle sunuyor meyvelerini.

İlk 15 yıl meyve vermeyen ve Kıbrıs, Libya, Malta, İtalya, Suriye, Fas, Tunus, Cezayir, Yunanistan ve Türkiye gibi ülkelerin ılıman Akdeniz iklimini seven keçiboynuzunun meyvesi neredeyse bir yılda olgunlaşıyor.

Türkiye'de en çok Antalya, Mersin ve Muğla'da yetişen meyve, şekerin kolay bulunmadığı zamanlarda, tatlandırıcı olarak kullanılıyordu.

Kolesterol ve kafein içermeyen keçiboynuzu, kakaoyu andıran aroması ve içindeki balıyla çikolata ve tatlı yiyemeyenlerin imdadına yetişiyor.

Cinsel gücü artırdığı, içindeki gallik asit nedeniyle astım hastalarına iyi geldiği biliniyor. Uzun süre tok tutan keçiboynuzu meyvesinden yapılan pekmez de sindirim problemi çekenler için en doğal ve lezzetli deva.

Sigarayı bırakanlar içinse güçlü bir balgam söktürücü.

Bugün fazla tüketilmemesinin nedeni midir bilinmez ama keçiboynuzunu ısırmak pek kolay değil. Isırabilirseniz bu sefer de uzun süre çiğnemeniz gerekir. Eğer buna üşeniyorsanız keçiboynuzu likörünü deneyebilir ya da keçiboynuzunu öğüterek harika tatlılar yapabilirsiniz: Ceviz ve fındık içi, biraz limon kabuğu rendesi ve az miktarda sütü, öğütülmüş keçiboynuzuyla karıştırın. Bu karışımdan küçük toplar yapın. Bu nefi s toplar, şeker ve çikolatadan kaçınan herkesin canı tatlı çektiğinde imdadına yetişecek.




Sonbahar Peynir Festivali
FarklI lezzetlerin adresi antre gourmet'de...
 
Tehlike Arz Eden Kurabiyeler
 
Nazi Çorbacı Geri Döndü
Soup Kitchen International, tekrar açıldı.
 
 
Yeni
Haberler
Çok Okunan Haberler
 
 
Gezilecek yeni yerler ve tadılacak yeni lezzetler mi arıyorsunuz ? Doğru yere geldiniz.
 
Copyright © 2006- 2008 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG