Lezzetli mutfağı ve tüm sıcaklığıyla sizi kucaklamaya hazır Mersin...
Önünde Akdeniz'in mavisi, arkasında ise uçsuz bucaksız portakal ve limon bahçeleri uzanan Mersin, antik çağ Kilikya'sından kalan zengin tarihiyle eski bir Akdenizli. Kent, Toros yaylalarında yaşayan Yörükleri, lezzetli mutfağı ve tüm sıcaklığıyla sizi kucaklamaya hazır.
Bir çocuk için nasıl en güzel kendi annesi, en güçlü kendi babasıysa bir yetişkin için de en özel şehir büyüdüğü, kendini bulduğu şehirdir. Her ne kadar büyük şehir özlemi duyan birçok taşralı genç gibi üniversiteyi kazanıp arkama bakmadan buradan gitmiş de olsam, Mersin hep kalbimin bir köşesindeydi. Burası sokakları turunç ağaçlarıyla dolu, limon çiçeği kokularının insanın hafızasına işlendiği, birçok dinde insanın yüzyıllardır hoşgörü ve iyi niyetle bir arada yaşadığı, insanı önce şaşırtan ardından da kendine hayran bırakan bir kent.
Mutfak kültürüyle insanı etkileyen kentlerin tamamı, farklı kültürlerin zenginlikleriyle yoğrulmuş. Mersin için de fazlasıyla geçerli bu kuram. Egeli annemin, Lazkiyeli karşı komşumuzun, İtalyan kökenli arkadaşımın ailesinin evinde pişen yemeklerin damak gelişimimdeki etkileri tartışılmaz. Mersin'in mutfağının zenginliğini sadece barındırdığı kültürel mozaiğe bağlamak haksızlık olur. Burada Akdeniz'in cömertçe sunduğu balık ve deniz ürünleri ile Çukurova'nın bereketli topraklarından fışkıran çeşitli tarım ürünleri bir arada. Bu zengin fauna ve flora, ortaya geniş bir mutfak çıkarıyor.
Yöre mutfağında et, bulgur ve baharatlar ayrıcalıklı bir yere sahip. Mersin'in en tanınan yemeklerinden birisi tantuni. Tantuni buraların bir nevi fast food yemeği; şehirde neredeyse her köşe başında bir tantunici görebilirsiniz. Arapçada tantuni, yumuşak et yemeği demek. Aslında Suriye Arapları bu adı, akciğeri ufak ufak doğradıktan sonra soğan, kimyon ve maydanozla kavurup açık ekmekle yaptıkları dürüme vermiş; fakat günümüze gelene kadar bazı değişikliklere maruz kalmış.
Devami Food And Travel Aralik 2009 Sayısında...