Cenevre Gölü
Yazı: Clemmy Manzo
Doğal güzelliğiyle büyüleyen, dünyanın en itibarlı gastronomik bölgelerinden Cenevre ve çevresinde yerel çikolatacılara ve birkaç kuşaktır şarap üreten ailelere misafir olduk.
Neuchatel Gölü'nün güney ucuna tünemiş bir İsviçre kasabası, Grandson. Kasabanın 13. yüzyılın sonundan kalma masalsı kalesi, Jura Sıradağları'nın eteklerindeki göle bakıyor. 1476'da Fransız ordusuna karşı elde edilen zaferle anılan kasabanın sakinleri, şimdilerde bölgenin gastronomisini tanıtmaya uğraşıyor. Bu amaç uğruna yerel turizm bürosu, bölgeye özgü peynir, jambon ve pain paysan'ların (krep) satıldığı bir şarküteri olarak da kullanılıyor. Şarküteride sadece yerel şaraplar satılıyor. Degüstasyonda ikram edilen beyaz şarabın ve yanında ikram edilen hafif ve gevrek grisiniler flutes de beurre'nin tadı enfes.

Gölün unutulmaz nimetleri

Grandson'un yedi kilometre kuzeyine yolculuk edince dönümlerce mısır tarlası ve sürülmüş toprakla çevrili bir kasabaya, Concise'a varıyorsunuz. Balkonlardan sarkan sardunyalar ve arka bahçelerdeki armut ağaçları, bölgenin karakteristiği. Ufka kadar uzanan üzüm bağlarının kuş bakışı görünümü kocaman yamalı bir battaniyeye benziyor. Bölgenin en iyi şarap üreticilerinden bazıları Concise'da bulunuyor. Guy Cousin de onlardan biri. Cousin şarap işine o kadar tutkun ki, nektarlara artan talebe rağmen üzüm bağlarına yönelmiş. Cousin ziyaretçileri meşe fıçılarda bekletilmiş garamet ve pinot noir şaraplarının tadına bakmak için davet ediyor. Şarabın yanında ikram edilen gruyere ve bölgeye özgü kalın ve tuzlu salam dilimleri, bir an için bütün dikkati İsviçre şaraplarından kendi üzerlerine çekiyor.

Bölge sadece şarabıyla değil, doğal güzelliğiyle de insanın başını döndürüyor. Mesela öğle yemeği için durduğumuz Oberson biraderlerin restoranı, bölgenin en güzel ve huzurlu yerlerinden biri. Neuchatel Gölü'ndeki restorana zengin bitki örtüsüyle çevrili bir yoldan ulaşılıyor. Restoranın çevresinde martı çığlıklarından başka ses duyulmuyor. Ördekler kendilerini akşamüstü banyosuyla şımartırken göl ışıldıyor. Alain Oberson'a restoranın adını sorunca omuz silkiyor ve bize restoranının bir adı olmadığını söylüyor. Bir iş sahibinden ziyade misafi rlerini ağırlayan bir ev sahibi gibi. Oberson biraderler her gün balıkçı tekneleriyle sadece Neuchatel ve Cenevre göllerinde yaşayan bondelle'lerden (orta büyüklükte bir tatlı su balığı) kova dolusu yakalamaya gidiyor. Tuttuklarının yarısıyla, kreması ve enfes tadıyla baştan çıkaran bir balık çorbasını bir çırpıda hazırlıyorlar. Çorbayı ev yapımı kızarmış küçük ekmek parçaları ve acı kırmızıbiberli aioli (zeytinyağı ve sarımsakla hazırlanan bir sos) ile servis yapıyorlar. Sonra artan balıkları yarıp asıyor, dışarıdaki tuğla ocakta kayın odununda tütsülüyorlar. 15 dakika sonra bakır renkli bir dizi balık fırından alınıp limon dilimleri ve yeşil salatayla servis yapılıyor. Parlak deriyi yüzüp yumuşak beyaz eti iştahla yerken çoğu zaman en basit yemeğin en unutulmayan olduğu hatırlatılıyor bize.

Bir başka unutulmaz lezzet tecrübesi için Concise'ın 14 kilometre güneyinde yer alan termalleriyle ünlü Yverdon les Bains'e yolculuk edebilirsiniz. Bu sakin kasabada, La Ferme'deki yerel üreticiler tarafından yapılmış en iyi tatlı ve tuzlu spesiyaliteler yer alıyor. El işi çam kutuda satılan kremalı ve AOC(*) etiketli Vacherin Mont D'Or ve İsviçrelilerin genellikle tavada kızartıp yedikleri tomme fl eurette'nin (çiğ sütten yapılan orta yağlı bir peynir) de aralarında bulunduğu esnaf elinden çıkma peynirlerden seçip alın ve ay çöreği şeklindeki Cenevre Gölü'nün yolunu tutun.

Charlie Chaplin'in ayak izleri

Bölgenin doğal güzelliği ve lezzetleri birçok ünlüyü baştan çıkarmış. En başta Freddie Mercury ve Charlie Chaplin yer alıyor. Chaplin bir süre göl kenarındaki Vevey kasabasında yaşamış. Kasabada anısına dikilmiş bir heykel bulunuyor. Efsanesi, çikolata üreticisi Mösyö Poyet ve Chaplin'in oğlu Eugene sayesinde daha etkili bir şekilde yaşatılıyor. İki arkadaş Chaplin'in zekasını, orijinalliğini ve sevgi dolu doğasını somutlaştıracak bir çikolata yapmak için kafa kafaya vermiş ve sonunda çam fıstığı ve karamelli bitter çikolatada karar kılmış. Chaplin'in alametifarikası deri ayakkabıları şeklinde bir çikolata bu. Gümüş kutusu da çok güzel: Film makara kutusu şeklinde yapılmış. Poyet, pastanesinin mutfağında çikolata tatma seansları düzenliyor. El yapımı az sütlü çikolataları, 72 saat boyunca çalkalanıyor. Bu, sütlü çikolatanın mucidi İsviçrelilerin tipik metodu. Poyet içi yumuşacık ganache (bir çeşit krema) dolu çikolatadan dağıtırken "Müşteriler çikolatalarımın tadına baktığında bir yolculuğa çıksın istiyorum" diyor. Çok az bir tütün tadı damağımıza yayılırken Poyet'in suratında yaramaz bir gülümseme beliriyor ve bize "Tütün yaprağını kremada bekleterek yaptım, tadanların Küba'yı hissetmesini istedim" diyor.

Cenevre Gölü, Avrupa'da en çok Michelin yıldızı toplayan bölgelerden biri. Vevey'den ayrılmadan önce İsviçre'nin The Fat Duck'a yanıtı, iki Michelin yıldızlı Denis Martin Restoranı'na bakın. Beyaz çikolata soslu, Thai baharatlı ve kavrulmuş yerfıstığının yağıyla hazırlanan ton balığı ya da portakallı yoğurt ve papatya çaylı langoustine (Norveç ıstakozu) gibi tuhaf ve harika yemekler yiyebilirsiniz bu restoranda. Daha az acayip yemekler için komşu kasaba Montreux'de bulunan, şefi Gerard Rabaey'in bölgeye özgü ürünleri hayret verici başyapıtlara dönüştürdüğü üç Michelin yıldızlı restoran Le Pont de Brent'e gidebilirsiniz.

Vevey ve Montreux'den yukarıya bakınca görünen yer ise Haziran 2007'de 800 yıllık üzüm bağları nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan Lavaux. İlk olarak Romalılar tarafından üzüm yetiştirilen bölgedeki zümrüt yeşili bağların, gölün öbür tarafında yükselen karla örtülü Alpler'le birleşen gerçek dışı bir güzelliği var. İsviçre'nin en iyi şaraplarından bazıları burada üretiliyor. Şarapların yüzde 70'i Chasselas üzümünden yapılıyor. Şarapların sekizi AOC etiketli. Chasselas, İsviçre menşeli olmamasına rağmen ülkede şarap üretiminde kullanılan başlıca üzüm. Şarabı lezzetli ve damakta pürüzsüz kılıyor. İsviçreli şarap erbabı Myriam Broggi'nin deyişiyle "Nötr ve sofi stike, tıpkı İsviçreliler gibi."

Yüzyıllardır Lavaux bağlarına gönül vermiş aileler, şaraplarının kazandığı başarıyı bölgenin toprağına ve 'üç güneşi'ne (gölden ve üzüm bağlarındaki taşlardan yansıyan güneş ile gökyüzündeki güneş) bağlıyor. Burayı ziyaret edenler, bölgedeki herhangi bir şarap üreticisinin kapısını çalıp şarabını tadabilir. Muhtemelen mutfaklarında pişen ev yemeğinin de tadına bakmaya davet edileceklerdir.

Bölge, aynı zamanda kültürel etkinlikler nedeniyle de ziyaretçileri kendine çekiyor. Örneğin, Cenevre Gölü kıyısındaki Morges kasabasında düzenlenen klasik İngiliz arabaları şovu hayatın pahalı ve ince zevklerini arayanların kaçırmadığı bir etkinlik. Bu yıl 4 Ekim'de düzenleniyor.

Ne yazık ki İsviçre şaraplarının ancak yüzde biri ihraç ediliyor. Buradaki şarap üreticileri toplu üretim yapmamayı, geleneksel metotlara sadık kalmayı ve nicelik için nitelikten vazgeçmemeyi tercih ediyor. Şundan da eminler: Bölgenin doğal güzelliği, kaliteli şarapları ve mutfak sırları sayesinde, ziyaretçiler buraya gelmekten vazgeçmeyecek. 450 çeşit peynire sahip bir ülkenin de daha az iddialı olmasını bekleyemezsiniz.

* AOC etiketi, tarım ürünlerinin Fransa menşeli olduğunu belirten sertifi ka sistemi uyarınca Fransız hükümeti tarafından verilen bir etikettir




Fermanagh Lordu
Kuzey İrlanda'nın pek çok köyünde geçmişin izlerini görebilirsiniz. ...
 
Ak Kiraz, Bal Kiraz
Ak kirazı keşfedin...
 
Trabzon'dan Kars'a
Doğu Anadolu'nun zorlu hayat şartlarının ...
 
 
Yeni
Haberler
Çok Okunan Haberler
 
 
Gezilecek yeni yerler ve tadılacak yeni lezzetler mi arıyorsunuz ? Doğru yere geldiniz.
 
Copyright © 2006- 2008 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG